Dr. Strangelove or How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb

İnsan denilen canlı tuhaf bir yaratıktır. Önce çok önemli bir buluş geliştirirler (atom enerjisi) sonra bir tipitip bundan silah olarak yararlanmanın yolunu bulur. (Atom bombası) Ardından bütün büyük devletler deli gibi bu silahtan yaparlar ve birbirlerini bu silahlarla saldırmakla tehtid ederler. (Soğuk Savaş) Bütün insan ırkı kendi yarattığı bir silahın oluşturduğu paranoyayla yıllar boyu yaşar ancak bu paranoyayı durdurmak istese elindedir. Üstelik o kadar acaiptir ki bu insanoğlu, yarattığı bu paranoyayı kitaplara, filmlere ve oyunlara konu olarak kullanırlar.

İşte büyük Usta Stanley Kubrick “Dr. Strangelove or How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb” isimli başyapıtı bu korkuyu ince bir mizah anlayışıyla ele alıyor. Peter George’un “Red Alert” romanından uyarlanan filmi önce gerilim-bilim kurgu olarak düşünen Kubrick daha sonra komedide karar kıldı. Film, seyircisini ağlanacak haline güldürme niyetindeydi ve bunu fazlasıyla başarıyordu. Tabii bu noktada Peter Sellers, George O. Scott ve Sterling Hayden gibi yetenekli oyuncularında payı büyüktü. Ozellikle Peter Sellers oyunculugunun doruguna cikmis tam 4 ayri karakteri canlandirmistir bu filmde.

1960’ların ortalarında Amerika ve Rusya arasındaki soğuk savaş iyice kızışmıştır. Ancak beklemek yerine ilk vuran olmak isteyen, sovyetlerin içme suyuna floroid karıştırarak kendilerini yok etmek istediklerini düşünen ve bu yüzden sadece yağmur suyu içen komutan Jack D. Ripper birgün askeri üsttünün bütün iletişimini kapatır ve emrindeki hidrojen bombası taşıyan uçakları Sovyetlerdeki hedeflere yollar. Durumu farkeden yardımcısı Mandrake’yi de rehin alır. Bombaların yola çıktığını öğrenen Amerikan Başkanı, tarihe nükleer savaşı başlatan salak olarak geçmek istemediğinden Ripper’ın üsttüne orduyu yollarken bir yandan Sovyetler Birliğine bu durumda hiçbir sorumluluğu olmadığını anlatmaya çalışır. (Burada Amerikan Başkanın zilzurna sarhoş Sovyet Liderine derdini anlatmaya çalıştığı sahne süperdir.) Ancak Amerikan Başkanın bilmediği Sovyetlerin böyle bir duruma karşı ellerindeki bütün nükleer silahları otomatik ateşleyecek “Doom-Day Machine” yaptıklarıdır. Eğer tek bir bomba bile atılırsa nükleer felaket başlıyacaktır. Bu arada bu durumu farklı yorumlayanlar da yok değildir. General Turgidson’un “Olan oldu artık. Hem belki biz kazanırız!” değişi bir yana eski Nazi Dr. Strangelove’un bu nükleer felaketi sığınaklara toplanacak üstün insanlar ile genel kapsamlı bir arındırma olarak gölmesi çılgıncaydı. Bu sırada Savaş odasından binlerce kilometer ileride Teksaslı pilot King Kong, olanlardan habersiz bombalarını bırakmak için Rusya’nın derinliklerine ilerlemektedir. (Filmin en vurucu sahnelerinden birisi olan bombanın üstünde rodeo yapan King Kong’u (hala var mi bilmiyorum) Dream Tv’nin popcorn progrmaı jeneriklerinden çıkartabilirsinz.)

Soğuk savaş yılları bize çok yabancı gelsede bu dönemdeki paranoyayı, savaş tutkusunu, düşmanlıkları ve Amerikan emperyalizmini çok iyi işlemiş ve başarıyla eleştirip alaya alan bir film Dr. Strangelove. Büyük Üstat S. Kubrick’in bana gore dönüm filmi. Mutlaka izleyin.

Not:Bu film ayrica mukemmel oyun Fallout’un da en buyuk esin kaynagidir. Hatta pipboy birebir Dr. Strangelove karakterinden karikaturize edilmistir.

~ yazan: nukleerserpinti Mayıs 18, 2008.

Yorum Yapın